• -20%
  • Yeni
search

Horoz Reis

Yazar: Adil Bali
120,00₺
96,00₺ 20% kazanın
Tüm kredi kartlarına taksit imkanı...
KDV dahil

Horoz Reis | İkinci Baskı

Horoz Reis işte böyle bir denizde böyle reis yetişmişti. “Denizde boğulayım“ derdi. Böyle severdi denizi. Bir de insanı ve kediyi. Hayır duası almayı, anılmayı hak ederek, ömrünü tamamladı.

Saygı yaşamdan daha uzun sürer.
Adil Bali

Adet

  SSL ile Güvenli Alışveriş

Kredi Kartı bilgileriniz asla saklanmaz!

  Ücretsiz Kargo

500 TL ve üzeri alışverişlerde geçerli

 

Para İade Garantisi

  Taksitli Alışveriş

Tüm Kredi Kartlarına Taksit İmkanı


Yazar
Adil Bali

978-975-9119-93-5
500 Öğeler

Bilgi kartı

Dil
Türkçe
Baskı
2
Sayfa Sayısı
104
Kapak
Normal Kapak
Kağıt
Kitap Kağıdı
Renk
Siyah Beyaz
Ölçüler
15 x 21
Cilt
Amerikan

Horoz Reis | İkinci Baskı

Yeditepe’ya balık akın etti mi, denize basıp İsa gibi dolaşırsınız, balığın kaldırımdan farkı yoktur. Balık akın etti mi, vatandaşlar kazma kürekle caddeleri savunurlar. Balık akın etti mi, denizleri bıçakla yarılmaz bir korku kaplar, kediler sarhoş dolaşır, aşıklar çiğ ve canlı balıkla birbirlerini okşar, bu böyle Yeditepe’de böyle.

Derken denizlerden haber gelir: Uskumru geliyor!
“Uskumru geliyor” çığlıklarını işiten gebe hatunlar çocuk düşürür. Rum balıkçılar istavroz çıkarır, minarelerde müezzinler haykırır, asker selam verir, meyhane müşterileri ayağa kalkar, genelevde faaliyet durur, deniz dibinde iki sıra çurçur, iki sıra kayabalığı heyecanla haykırır: Yaşa yaşa bin yaşa.
Abidin Dino

-

Horoz Reis işte böyle bir denizde böyle reis yetişmişti. “Denizde boğulayım“ derdi. Böyle severdi denizi. Bir de insanı ve kediyi. Hayır duası almayı, anılmayı hak ederek, ömrünü tamamladı.

Saygı yaşamdan daha uzun sürer.
Adil Bali


Adı Berç Yetvart Akdeniz.

Nam-ı diğer Horoz Reis.

1926 yılında, Büyükada'nın Kumsal mevkiinde küçük ahşap bir evde dünyaya gelir.

Babası balıkçı Artin.

Gözünü adanın denizine, teknesine, balığına açmış da başka hiçbir şey görmez olmuş derler ya öylesine. O deniz ki, Abidin Dino'nun tarifindeki gibidir: Hani "balık akın etti mi, denize basıp İsa gibi dolaşırsınız, balığın kaldırımdan farkı yoktur" dediği deniz.

‘Horoz' lakabını babasıyla balığa çıktığı bir gün elinden denize düşürüp kaybettiği tahta oyuncak horozundan almış diye anlatılır. Daha beş altı yaşlarındadır ve günlerce gözyaşı dökmüştür horozunun ardından.

Okulla arası pek hoş değildir. Büyükada'nın Kadıyoran'daki eski Türk mektebini 3. sınıftan terk edip baba mesleğine adım atar. Kışın balık peşinde koşacak, yazları teknelerin bakımını yapacaktır. Ama adalılar onu adanın cankurtaranı olarak bilecektir.

Adada acil durumlarda hastayı karşıya götürmek zor iştir. Yaşamla ölüm arasında şifa arayanlar hızlıca karşıya, hastaneye yetiştirilmelidir. Gece gündüz; sis, lodos, fırtına demeden; hiçbir karşılık beklemeden teknesiyle çok can kurtarmıştır.

Saygıyla, sevgiyle ve minnetle anılması bundandır.

"Horoz Reis: Efsane Reis'in Büyükada yılları", onun yaşam öyküsüdür.

Adil Bali kendi çocukluğunun, gençliğinin ‘Büyükada penceresinden' yansıyan hatıraları ve iyiliksever bir karakterin öyküsünü gelecek nesillere aktarmak için kaleme aldı:

Horoz Reis ile komşudur. Evine teklifsiz girebilen çocuklardan biridir. Horoz Reis'in annesi, onun İsguhi ‘yaya'sıdır. Uykusu kaç kez, ‘Horoz Reis!' feryatlarıyla bölünmüştür.

Yaşamının en yakın tanıklarından biridir kısacası.

Şöyle der kitabın önsözünde:

"Bu kitap neden yazıldı, geçmişe duyduğum bir özlem için mi? Yoksa şu anda bulamadıklarımı geçmişte aramak için mi? Kendime, çocukluğuma saf mutluluğuma dönmek ve yaşadığım çeşitliliği, renkliliği hissetmek için mi? Ya da Horoz Reis gibi iyiliksever insanların bu dünyadan tümüyle göçüp gitmediğine inanmak istemek mi? Çocukluğumda anlam veremediğim birçok şeyi şimdiki aklımla çözümlemek mi? Tüm bu kararsızlıklar içinde geçmişe döndüm. Yazmak, hatırlamak ve anlamlandırmak için yapabileceğim tek şeydi. Ben de bunu yaptım.

Kitabın sayfalarında, Horoz Reis'in ayak bastığı ada sokaklarında, iki takma motoru omzunda taşıdığı Kumsal kıyılarında hep birlikte dolaşacağız. Sonra adanın diğer sokaklarına, tarihine bakacak, okullarında yaşanan acı ve tatlı olaylarını ve kavgalarını hatırlamaya çalışacak; kahvelerinde, meyhanelerinde, eski kararmış ahşap köşklerin yangınlarının küllerinde eskilerin hatıralarını dinleyeceğiz. İçimiz ısınacak ve yeni bilgiler öğreneceğiz, hafızamızı tazeleyeceğiz. Tekrarlanmayacağını iyi bildiğimiz bir geçmişten geçerek bugünlere geleceğiz. Ardından yine de "Geçmiş geçmiyor" diyeceğiz."


chat Yorumlar (0)
Henüz kullanıcı değerlendirmesi yok.

E-posta listesimize katılarak yeni çıkan kitaplarımızdan ve özel indirimlerden ilk siz haberdar olun